
Yukardaki resim, 1960 lı yıllarda Kalecik Mahallesi’nde kadın giyimini gösteren bir resimdir. 2004 lü yıllarda tarafımdan internete yüklenmiştir. Bir süre önce Trabzon sayfalarının birinde Maçka resmi olarak, renklendirilmiş şekilde görüp yetkililerle irtibata geçtiğimde onların da bir Ermeni sitesinde görüp aldıklarını öğrendim. Londra merkezli olan siteye ise ulaşamadım.
Son yıllarda Şalpazarı kıyafetleri oldukça popüler oldu. Coğrafi işereti alındı vs. Ancak bu kıyafetin eskiden nasıl olduğu unutuldu. İnsanlar hep şimdiki haliyle kullanıldığını sanıyor. Oysa yerel kıyafetlerin de modası var. Ekonomik, sosyal, dini sebepler gibi çeşitli nedenlerle bu kıyafetler değişiyor. Eskiden kıyafetlerde çeşitlilikdaha bol iken günümüzde çeşitlilik çok azalmış ancak kalite ve sanatsal unsurlar artmıştır.
ERKEK KIYAFETLERİ
Şalpazarı erkek kıyafetleri aba, zıpka , yelek, gömlek(göynek), başa bağlanan gabalak, yün çorap ile ayağa giyilen çizme ve çarıktan oluşur.
Aba:Yünden dokunan şal kumaştan dikilen yakasız bir tür cekettir. Genellikle siyah renkte olmakla beraber boyanmamış olarak yapıldığı da olurdu. Kendi renginden ip ve kumaş parçalarından desenleri olurdu.

Aba (Yücel KAYA koleksiyonu)
Zopka: Şal kumaştan yapılan bir tür pantolon olup bacak kısmı dar, arka kısmı ise gayet boldur. Arka kısmında 99 kırma olup yere oturulduğunda arka tarafın ıslanmaması sağlanırdı.

Yün zıpka (Resim Yücel KAYA)
Yelek: Önden yuvarlak yakalı, düğmeleri sağ tarafta kalacak şekilde, şal kumaştan yapılırdı.

Gömlek (Göynek): Kenevirden dokunan tevek isimli kumaştan yapılırdı. Yakasız, düğmeleri ön tarafta veya omuz hizasında olurdu. Düğme olarak mutlaka siyah düğmeler kullanılırdı.

Erkek gömleği (Yücel KAYA koleksiyonu)
Gabalak: Şaldan yapılan , özel bir kesime sahip olan bir başlıktır. Orta kısmı başa oturtulacak şekilde yapılır, yan taraftaki uzun iki kısmı da özel şekilde başa bağlanırdı.

Şalpazarı erkek giyiminde aba-göynek ve kabalak (başlık) bağlama ( Yücel KAYA koleksiyonu)

Şalpazarı erkek kıyafeti (Keltuğu, internetten alındı)
Çizme: deriden yapılan bir çizmedir. Yaklaşık 20 cm kadar uzunluğu olur.
Çarık: Kurutuluş ham sığır derisinden dikilir. Yünden yapılan bağlarla ayağa bağlanırdı.

Çarık-Yücel KAYA koleksiyonu
Aksesuarlar:
a)Çerkez kayışı: Deriden yapılmış bir kemer olup yanlara sarkacak şekilde , her iki tarafta 4 er sarkıtması vardır. Sarkıtmaların uçlarına gümüş parçalar takılıdır.
b)Muska: Gümüşten yapılan üçgen şekilli bir tür kolye olup boya asılırdı.
c)Hamaylı: Dikdörtgen şeklinde, gümüşten yapılan bir aksesuar olup bir omuzdan geçirilip çapraz şekilde belin yan tarafına gelecek şekilde asılırdı.
d)Köstek:Gümüşten yapılan zincir olup yeleeğin üstüne takılırdı.
KADIN KIYAFETLERİ
Fistan, gecelik, üç etek, ceket, etek, kuşak, yelek, göynek, işlik, şalvar(Don, dizlik),çorap , çember, kılıf bağı ve bel bağı, peştamal ile ayağa giyilen çarıktan oluşur. Aksesuar olarak da çeşitli boncuk ve kolyeler ile hamaylı kullanılır.
Gecelik: Yörede” ayakkabılık” olarak da adlandırılan kıyafet fistanın altın giyilir. Etekleri diz hizasına kadar uzanır. Pazen kumaştan yapılır. Etek kısmı daha bol olup yaka kısmı sade olabileceği gibi fistanın altından görülen kısımları siyah düğmelerle süslü de olur. Hem yatak kıyafetidir hem de fistanı kabarık gösterir.
Göynek: Geceliğin eteksiz hali olup eskiden tevek denen yöresel kumaştan yapılırdı.
Fistan: Bol, etek ve göğüs kısımları kırmalarla; yakası nakışlarla süslü elbisedir. Her tür kumaş kullanılmakla beraber ipek, kadife, jarsey gibi kumaşlar tercih edilir. Etek kısmı oldukça boldur. Uzunluğu diz altına gelecek şekildedir. Bel kısmı lastik takılarak daraltılır.
İşlik: Yakasız bir tür ceket olup tek renkli veya birkaç renkli kumaştan dikilebilir. Siyah şal kumaştan yapılana “şal”, tek renkli kumaştan yapılana “işlik”, iki renkli ; nakışlarla süslü olana ise “kolçaklı işlik” denir. Kumaş olarak ipek, kadife, jarsey bata olmak üzere her çeşit kumaş kullanılabilir.

Kolçaklı işlik arka ve ön(Yücel KAYA koleksiyonu)
Üç etek:Kutnu kumaştan yapılan, ön tarafı açık, etek kısmı üç parçalı bir elbisedir. Uzunluğu diz altına kadar olup fistan yerine giyilirdi. Günümüzde artık kullanılmamaktadır.

Üç etek-Yücel KAYA koleksiyonu
Ceket: Fistanın eteksiz kısmıdır.

Ceket- Ali YAMAÇ koleksiyonu
Etek:Fistanın sadece bel altı kısmıdır.
Yelek: İpek, kadife, jarsey gibi kumaşlardan dikilen giysi olup belin üst kısmına kadar gelir. Önden kesinlikle düğme, bağ vb ile bağlanmaz. Nakışlarla süslüdür.
Kuşak: Yün ipliklerden yapılmış olup hazır olarak alınır. Hazır alınan kuşağın püskülleri özel tekniklerle bükülüp kenarlarına “gazez” denilen yöresel dokuma dikilir; uçlarına da “toka” denilen özel yapılmış bir çift püskül takılır.
Peştamal: Orjinali siyah şal kumaştan yapılırken günümüzde hazır olarak alınır. Pamuklu ve ipekten yapılmış çeşitleri vardır. Yöresel gelinliklerde ipek peştamal kullanılırken günlük hayatta pamuklu kumaştan yapılmış olanları kullanılır. Şalpazarı’nda daha çok bordo beyaz ile bordo siyah peştamallar tercih edilir. Kuşağın üzerine bağlanan peştamal bir süs aksesuarı olması yanında iş yaparken elbiselerin kirlenmesini önlemek amacıyla; içine öte beri koyup torba olarak da kullanılır. Özel zamanlarda peştamal katlanarak bele sokulur. Peştamal katlanmadan sade bir görünümü olan kıyafet, peştamal katlandığında gösterişli bir hal alır. Eskiden peştamal bağlanmadan çarşı-Pazar gibi ortamlara gidilmesi son derece ayıp görülürdü.

Yün-Şal peştamal-yücel KAYA koleksiyonu
Şalvar: Yörede “don” ve” dizlik” olarak adlandırılan şalvarların uzunluğu diz altına gelecek şekildedir. Daha çok basma, pazen ve jersey kumaşlardan yapılır. Jersey kumaştan yapılanlar çift katlıdır. Şalvarın giyilmesindeki amaç fistanın kabarık durmasıdır. Uç kısımları lastikli olup diz altında olacak şekilde ayarlanır. Şalvar yöre giyiminde; köyler arasında farklılık gösteren en önemli unsurdur. Bazı köylerde şalvarın görülmesi son derece ayıp görülür. Fistanlar şalvarı kapatacak kadar uzun olur. Bazı köylerde ise tam tersine şalvarın görülmemesi ayıp sayılır, şalvar mutlaka fistanın altından görülecek şekilde uzun bırakılır. Bazı köylerde ise fistanla aynı hizada tutulup belli belirsiz görülür.
Bel bağı: “Kuşak altı bağı” da denir.Fistanın üzerine, bel kısmına bağlanan tek renkli , orlon iplikten yapılan,2 cm kadar eninde, 2 m kadar uzunlukta olan bağdır. Şişle örülebileceği gibi özel bir teknikle elde de örülebilir. Uç kısmında 10 cm kadar uzunlukta özel bir teknikle yapılan püskülü bulunur.
Kılıf bağı: “bel bağı”, “kuşak üstü bağı” da denir. Kuşak ve peştemalın üzerine gelecek şekilde bağlanan, yer tezgahında dokunan bir bağdır. Eskiden yapılanlar 2 cm kadar genişlikte olup 2 m kadar uzun olurken günümüzde yapılanlar 1 cm genişliğinde olup 1-1,5 m kadar uzundur. Dokumanın uçlarında püsküller ve artırmalar vardır. Artırmaların da uçları püsküllü olup bele bağlanırken dokuma uçlarındaki püsküllerin belin arka yan taraflarına; artırmaların uçlarındaki püsküllerin de ön tarafa gelecek şekilde olmasına dikkat edilir.

Bel bağı(Yaklaşık 100 yıllık , Kalecik Mah.–Yücel KAYA koleksiyonu)
Baş bağlama: Yörede baş bağlamanın çeşitli şekilleri vardır. Baş örtüsüne “cember” denir. Tek çemberli, iki çemberli ve fesli baş bağlama şekilleri vardır. Tek çember üçgen haline getirilip çenenin altından düğümlenebilir. Uçları enseden dolanıp alnın üst kısmında düğümlenir ki bu şekle “guşguyruk” denir. Uçları boğaz altından dolaştırılıp boynun arkasında veya kafanın üst kısmında düğümlenebilir. Dikdörtgen şekline getirilen cemberin iki ucu baın iki yanına gelecek ekilde kafaya atılıp arkadaki uç çene altından dolaştırılıp başın üstünden yan tarafa atılır ki bu şekle de “atma çember”adı verilir. İkili çemberlerde ise bir çember alnın üstüne sarık gibi bağlanır, bunun üzerine de ikinci çember üçgen haline getirilip uçları boğaz altından dolanıp başın üst tarafına bağlanır. Bu şekle “tabla” denir. Fes kullanıldığında ise önce başa fes konur. Onun üzerine bir çember sarık şeklinde sarılıp üzerine ikinci çember bağlanır.

Şalpazarı-Geleneksel kadın başı (Doğancı-Resim Yücel KAYA)
Çoraplar: Yörede tek renkli yünden örülen beyaz renkli çoraplar il çok renkli, desenli ala çoraplar kullanılır. Eskiden çoraplar bilekten bir karış kadar uzun olup bacaklar görünmesin diye baldıra tozluk giyilirken günümüz çorapları dize kadar uzun olur. Günümüzde tozluk kullanılmaz.
Yarlık: Kutnu kumaştan yapılan; kadınların göğüs kısmını kapatacak şekilde uçları boyun ve belden bağlanan giysi parçasıdır. Fistanın üzerine takılırdı. Günümüzde kullanılmıyor.

Yaklaşık 100 yıllık yarlık (Dorikkiriş Mah.- Resim Yücel KAYA arşivi)
Çarık: Sığır dersinden yapılan çarıklar yünden bükülen bağlarla ayağa bağlanır.
Aksesuarlar: Boncuklar, gümü gerdanlıklar, hamaylı ve muskalar, altınlar kadınların kullanıldığı aksesuarlardır. Bunlar hem kadının zenginliğini gösterir hem de gümü aksesuarların büyüyü engellediği inancı vardır.

Hamaylı-Yücel KAYA koleksiyonu